13 Temmuz 2018 Cuma

İslam yaşanması kolay bir dindir, ancak İslami hükümleri kolaylaştırmak küfüre sebep olur





bazı hadis inkarcılarının tuzaklarını açıklamak için iki hadisi ele alarak dinde yapılan tahrifi açıklamaya çalışacağım birinci hadis; “Kadınların tek başına yolculuk yapmalarını” yasaklayan hadistir ikincisi ise; “insan ve hayvan, heykel ve resimlerinin” yasaklanmasıdır

iki konu alakasız olsa bile ortak noktası şudur; bazı hadisler yaparsan sevap alırsın yapmazsan günahı olmayan hadislerdir mesela misvak kullanmak gibi misvak dişlere faydalı olmakla birlikte güzel bir sünnettir her abdestte kullanıldığı takdirde daha çok sevap kazanılır ancak bu hadisin asıl amacı diş temizliği ve ağız kokusunu önlemektir yemekten sonra ağzı çalkalamak kokulu gıda yenildiğinde dişleri fırçalamak sureti ile ağızdaki koku giderilmelidir yani kısaca misvak kullanmazsanız günah olmaz

ancak resim ve kadının tek başına yolculuk yapması konuları ise yasaktır yani dinen haramdır ki yapılmadığı takdirde günah kazanılır hatta bu konuların haram oluşunun inkarı kişiyi dinden bile çıkarabilir işte bu tehlikeye dikkat çekmek için bu yazı yazılacaktır inşallah

“Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün; ‘Keşke Allah’a itaat etseydik, peygambere de itaat etseydik.’ derler.” (Ahzab, 33/66)

1- Kadınların tek başına yolculuk yapmaları neden yasaklanmıştır

"Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar." NİSA Suresi 34. ayeti

“Ey iman edenler, hicret ederek gelen mümin kadınları imtihan edin. Eğer imanlı iseler, kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü mümin kadının kâfirle evlenmesi helâl değildir.” [Mümtehine 10]

îbn Abbas (r.a.) dan yapılan rivayete göre, Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz'in hutbe irad ederken şöyle buyurduğunu duy­muştur: "Hiçbir (yabancı) erkek, yanında mahremi bulunmay­an bir kadınla tenha yerde başbaşa kalmasın ve kadın ancak beraberinde mahremi olduğu halde sefere çıksın!" Bunun üzerine bir adam şöyle dedi: 'Ya Resulallah! Doğrusu eşim hacca niyet edip çıkmış bulunuyor. Ben ise şu ve şu gazaya gitmek üzere kayıt olunup yazıldım!" Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ona: "Hadi git, eşinle birlikte haccet" buyurdu." (Buhârî, Cihâd, 140; Müslim, Hac, 424)

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Yanında bir mahremi olmaksızın bir kadın üç günden fazla bir (mesafedeki) yolculuğa çıkamaz.” (Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 417; Ebu Davud, Menasik 2)

Peygamberimiz (salat ve selam olsun) şöyle buyurmuştur:“Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, yanında bir mahremi olmadan sefer müddeti (bir gün bir gecelik mesafeye) yolculuk etmesi câiz değildir.” (Buhari, Taksiru’s-salat , 4 hac, 419, 422, 1088; Muslim, Hac, Bab 74, Hadis no: 1339, 421; Malik, Muvatta, istizan, 37; Ebû Dâvûd, menâsik 2; Tirmizî, radâ 15)

“Bir kadın, yanında kocası bulunmadıkça hac yapmasın” (Şevkâni, Neylu’l-Evtar, C.6, Sf: 491)

Allah Rasûlü (s.a.v) bir gün camiden çıkarken, erkeklerle kadınların birbirine karıştığını görünce, kadınlara seslenerek:“–Çekilin! Yolun ortasından yürümeyin, yolun kenarlarında yürüyün!” buyurdu. Bunun üzerine kadınlar duvara bitişik yürümeye başladılar, öyle ki elbiseleri duvara takılıyordu. (Ebû Dâvûd, Edeb, 167-168/5272)

Rasûlullah (s.a.v): “Âilesinden başkaları (mahremi olmayanlar) arasında süslenip salınarak yürüyen kadının misali, kıyamet günü karanlığın misalidir. Onun için nûr ve aydınlık yoktur”buyurmuştur. (Tirmizî, Radâ‘, 13/1167)

Efendimiz buyurur: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden mes’ulsünüz. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes’uldür. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve o da kendi sürüsünden mes’uldür.” (Buhârî, Vesâyâ, 9; Müslim, İmâre, 20)

“İslâm Dini, kadına layık olduğu yeri vermiş ve onu her türlü te­cavüzden korumak, saygınlığına halel getirmemek, annelik vekarını bütün özelliğiyle ayakta tutmak için birtakım maddi ve manevi müeyyideler koymuş; emir ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bunlardan biri de, yanında mahremi bulunmayan kadının se­fere çıkmasının yasaklanmasıdır. Zira yanında kocası veya mahremi bulunmayan kadına kötü gözle bakanlar çıkabileceği gibi, ona saldıranlar da olabilir. Böylece aile yuvasını sarsacak, kadının iffetini lekeliyecek birtakım olaylar doğabilir. O bakımdan yüce dinimiz kadını böyle bir sonuçtan muhafaza etmek için, sefere çıkması söz ko­nusu olduğu zaman yanında mahreminin bulunmasını şart koşmuş, aksi halde çıkmasının haram olduğunu belirtmiştir.” alıntı

bu hadisin tevilinde en çok belirtilen konu “tehlike olduğunda yolculuk yapılamaz” demişlerdir ancak tehlike olsa idi sahabi eşini tek başına hacca niye yollasın bunu niye düşünmüyoruz! ayrıca seferilik 90km’de başlıyorsa hükmü zamanla değişmedi ise bu hadisin niye hükmü değişsin! seferilik uçakla, araba ile değişmiyorsa “bir kadının tek başına yolculuk yapamaz” yasağı da değişmez! şunu da ekleyim İslam’da bazı hükümler zorda kalınca ruhsat yani izin verilir yani bir kadının hiç erkek akrabası yoksa yada gerçekten yolculuk yapması gerekiyorsa kendini Allah’a emanet ederek yola çıkabilir

kadın neden tek başına yolculuk yapamaz konusuna gelirsek; Kadınlar evden uzaklaştıkça toplum bozulmaktadır. Kadının tek başına yolculuk yapmasının yasaklanmasının en önemli nedeni ise zina ve(ya) taciz ihtimalidir

herşeyden önce kadınını kıskanan bir erkek kadının tek başına yolculuk yapmasına izin vermez! kadın özellikle fitnenin çoğaldığı şu zamanda zaruri ihtiyaçları haricinde evinden çıkmamalıdır

çalışma da bununla kıyas edilebilir kadın çalışması mecbur değilse çalışmamalıdır. çalışmaya mecbur kalan kadınlar ise öncelikle tesettüre uymalıdır. tesettürsüz kadının kazandığı paranın helal olmayacağını söylemeye sanırım gerek yoktur! ve Mümin kadın fitneye sebep olmak istemiyorsa sadece kadınlara hitap eden işlerde çalışmalıdır

2- insan ve hayvan, heykel ve resimlerinin yasaklanması

"Ey iman edenler; şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), şans okları şeytan isi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz" (el-Mâide, 5/90)

"Bir zamanlar İbrahim şöyle demişti: Rabbim; bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut. Rabbim, çünkü onlar, insanlardan bir çoğunu şaşırttılar" (İbrahim, 14/35-36).

İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin su karşısında durup taptığınız heykeller nedir? "Babalarımızı onlara tapar bulduk" dediler. "Doğrusu siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz" dedi." (el-Enbiya, 21/42-44) .

İbn Abbas (r.a) den: "Ebu Talha'nın Resulullah (s.a.s)'den dinlediği şu hadisi ben de ondan dinledim: "Melekler, içinde köpek ve heykel (put) olan eve girmezler" (Nevevî, Müslim Şerhi, Xll, 84).

Abdullah b. Ömer, Nâfi'ye Resulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Şu suretleri yapanlar, kıyamet gününde azab görecekler ve onlara: Yarattığınız bu suretlere hayat verin " denecek" (İbn Hacer, Fethu'l-Bârî Şerhi Sahihi 'I-Buharî, Xll, 508) .

Abdullah b. Ömer, Nâfi'ye Resulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Şu suretleri yapanlar, kıyamet gününde azab görecekler ve onlara: Yarattığınız bu suretlere hayat verin " denecek" (İbn Hacer, Fethu'l-Bârî Şerhi Sahihi 'I-Buharî, Xll, 508) .

Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Âişe bir defasında üzerinde (hayvan) resimleri bulunan bir minder almıştı. Hz. Peygamber (asm) bunu görünce kapının önünde bekledi ve içeri girmedi. Hz. Âişe, Resûl-i Ekrem’in yüzünde hoşnutsuzluk işaretlerini görünce, “Yâ Resûlallah! Allah’tan ve Allah’ın Resulü’nden bağışlanma dilerim. Bir kusur mu işledim?” dedi. Hz. Peygamber, üzerinde resim bulunan minderi göstererek “Şu minderin burada işi ne?” buyurdu. Âişe “Yâ Resûlallah! Onu, kâh oturasın, kâh yaslanasın diye senin için satın almıştım.” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Bu resimleri yapanlara kıyamet gününde azap edilir ve onlara ‘Hadi bakalım, yaptığınız şu sûretlere bir de can verin.’ denilir. İçinde resimler bulunan eve melekler girmez.” (Buhârî, “Libâs”, 95; hadisin şerhi için bk. İbn Hacer, Fethu’l-bârî, V, 228-229; Kâmil Miras, Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, VI, 414).

tasvir yapmak neden yasaklanmıştır; yasağın sebebi eski çağlarda yapılan heykellerin zamanla put haline gelmesidir yasak bazılarının dediğinin aksine hala devam etmektedir İslam zamanla değişmez islam’ın tebliğ yıllarında hadisle yasaklanan bazı durumlar daha sonra bizzat peygamberimiz (salat ve selam olsun) yasak kaldırılmıştır mesela kurban etini üç günden fazla saklamak ilk önce yasaklanmıştır çünkü o zaman genel bir kıtlık vardı. daha sonra kıtlık yılları bitince yasak da kaldırılmıştır

ancak resim heykel yapma yasağı değişmemiştir yani hala yasaktır hadisin yasak dediği bir şeye zorlama yorumlar yaparak yasağı kaldırdığını iddia eden kişilere itibar etmeyin MÜMİN AMASIZ, FAKATSIZ BU EMİRLERE İTAAT ETMEK ZORUNDADIR şunu da ekleyelim söz konusu olan fotoğraf değil bizzat elle yapılan insan ve hayvan suretleridir bitki ve manzara doğa resimleri yapmak yasak değildir!

ayrıca yasağın neden devam ettiğine dair şu örneği vermek isterim; 1930’lu yıllarda atatürk kendine saygı duyulması için kendi heykellerini yaptırmıştır (ilk heykel 1926 yılında yapılmıştır) ilk başta saygı için yapılan heykeller günümüzde resmen ikon haline gelmiştir Allah’a küfür etmenin yasak olmadığı 2018 Türkiye’sinde atatürk heykelini yıkana hapis cezası vardır işte bu heykeli haşa Allah’tan üstün tutmaktır YANİ HEYKEL PUT OLMUŞTUR!






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.